Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) heyeti, 9-11 Ocak tarihleri arasında Şanlıurfa’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.
Ziyaret kapsamında birlik bünyesindeki teşkilatlanma çalışmaları ele alınırken, heyet kentin öne çıkan tarihi, kültürel ve turistik noktalarını da yerinde görerek inceleme imkânı buldu.
Heyette yer alan gazeteci-yazar Selçuk Özdemir ise Şanlıurfa temaslarının ardından kentle ilgili izlenimlerini kaleme alarak değerlendirmelerde bulundu.
Özdemir’in, yazdığı köşe yazısında öne çıkan başlıklar şu şekilde:
ÖZDEMİR: BU KADAR İZ BIRAKACAĞINI AÇIKÇASI TAHMİN ETMİYORDUM
Bazı şehirler vardır, adımınızı attığınız anda size bir şey söyler. Daha ilk nefeste, daha ilk bakışta… Şanlıurfa işte tam olarak öyle bir şehir. Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) olarak bu ay yolumuz Şanlıurfa’ya düştüğünde, bunun sıradan bir program olmayacağını içten içe hissetmiştim. Ama bu kadar etkileyeceğini, bu kadar iz bırakacağını açıkçası tahmin etmiyordum.
“MEDYA, SAHADA ANLAM KAZANIR”
Biz TİMBİR olarak her iki ayda bir yönetim kurulu toplantılarımızı farklı şehirlerde yapıyoruz. Bunun bir sebebi var. Çünkü medya, sadece klavye başında yapılan bir iş değil. Medya, sahada anlam kazanır. Şehirleri tanıyarak, insanlara dokunarak, yerelin nabzını tutarak güçlenir. Bu yüzden gittiğimiz her şehirde sadece toplantı yapmıyor; o şehrin valisiyle, belediye başkanıyla, emniyet müdürüyle, iş dünyasıyla ve en önemlisi o şehirde gece gündüz emek veren gazetecilerle bir araya geliyoruz. Dinliyoruz, not alıyoruz, öğreniyoruz.
“BU ŞEHİR, SİZE KENDİNİ ANLATMAK İÇİN BAĞIRMIYOR FISILDIYOR”
Bu ayki durağımız, “Peygamberler Şehri” olarak anılan Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’ya adım attığınızda zaman sanki biraz yavaşlıyor. Sokaklar size acele etmemeyi öğretiyor. İnsanların konuşma tarzı, bakışları, hatta suskunlukları bile bir anlam taşıyor. Bu şehir, size kendini anlatmak için bağırmıyor fısıldıyor. Ama o fısıltı, çok derinden geliyor.
İkinci gün geldiğinde ise bambaşka bir duygunun içine girdik. Göbeklitepe’yi ziyaret ettik. Orada durup etrafa baktığınızda, kelimeler boğazınıza düğümleniyor. Binlerce yıl öncesinden bugüne kalan taşlar, sessiz ama çok güçlü bir şekilde konuşuyor. O an, gazeteci kimliğiniz geri çekiliyor, yerini sadece insan olmanın verdiği hayranlığa bırakıyor. Göbeklitepe, Şanlıurfa’ya duyduğum hayranlığı derinleştiren en güçlü duraklardan biri oldu.
YAZININ TAMAMI İÇİN BURAYA TIKLAYABİLİRSİNİZ…


0 Yorum